ABİGEM Anasayfa --> KOBİ Dünyası --> Üretim
Anasayfa : Site Haritası : İletişim
Giriş
: Kayıt
English
İlgilendiğiniz ABİGEM’in sayfasına hızlı erişmek için bir ABİGEM seçiniz
  • ABİGEM AğıABİGEM Ağı
  • ABİGEM'lerABİGEM'ler
  • ABİGEM 3 ProjesiABİGEM 3 Projesi
  • KOBİ DünyasıKOBİ Dünyası
  • B2B İşbirliğiB2B İşbirliği
  • Sanal FuarSanal Fuar
  • Firma RehberiFirma Rehberi

Üretim

Üretim Planlama

Üretim planlaması; ürünün veya hizmetin talebi karşılayacak miktar ve kalitede, istenen zamanda, en uygun maliyetle üretilmesi veya sunulması için tüm kaynakların (insan gücü, hammadde ve diğer girdiler, makine ve teçhizat, vb.) organize edilmesi işlemidir. Başka bir ifadeyle ele alırsak, üretim planlaması bir ürünün üretilmesi veya bir hizmetin sunulabilmesi için gerekli olan kaynakların istenen yer ve zamanda, istenen miktarda bulunmasının sağlanmasıdır. Üretim planlaması hem imalat hem de hizmet işletmelerini ilgilendiren bir kavramdır. Uygun bir üretim planlaması yapılamaması müşteri talebinin zamanında ve istenen miktarda karşılanamamasına sebep olur ki bu da müşteri memnuniyetini olumsuz yönde etkiler.

Üretim planlamasını uzun vadeli planlama, orta vadeli planlama ve kısa vadeli planlama olarak üç boyutta incelemek mümkündür. Gerek imalat işletmeleri için olsun, gerekse hizmet işletmeleri için olsun üretim planlaması yapabilmek için, öncelikle işletmenin sunduğu ürün ve hizmete olan talebin belirlenmesi gerekir. Üretim planlamasının temelini oluşturan bu süreç, talep tahmini olarak adlandırılır. Talep tahmini için çeşitli sayısal ve sayısal olmayan yöntemler mevcuttur. İşletmeler, genel ekonomik durumu, iç ve dış pazarlardaki gelişmeleri, rekabet durumunu ve tüketici eğilimlerini dikkate alarak, sundukları mal ve hizmete olan talebin ne yönde geliştiğini belirlemelidirler. Talep tahminin uygun bir şekilde yapılmaması temelin zayıf olmasına neden olur ki bu da talep tahmini üzerine inşa edilecek bundan sonraki aşamaların sağlam olmamasına sebep olur. İkinci olarak, tahmin edilen talebi karşılamak için üretim kaynaklarına ihtiyaç vardır. Talebin karşılanması için gerekli olan bu kaynaklar (işgücü, makine ve teçhizat, tesis, vb.), toplu olarak kapasiteyi oluşturur. Üretim planlamasının esas konusu da, taleple söz konusu kapasitenin en maliyet-etkin (en az maliyetle en fazla faydayı sağlayacak şekilde) uyumlaştırılmasıdır.

Uzun vadeli üretim planlaması, uzun dönemdeki talebi karşılamak amacıyla ne miktarda bir kapasiteye sahip olunması gerektiğini ortaya koyar. Bu açıdan uzun vadeli üretim planlaması, uzun dönemde ortaya çıkacak talebi karşılamak için yapılması gereken kapasite artırım yatırımlarını ortaya koyar. Kapasite artırım yatırımları, mevcut kapasiteyi artırmak için yapılması gereken tesis, makine ve teçhizat yatırımlarından oluşur. Uzun dönemli talep tahminleri her zaman kapasite artırımını gerekli kılmayabilir. Talep tahminleri, uzun dönemde üretilecek ürün ve sunulacak hizmete olan talebin düşeceğini ortaya koyuyorsa, bu durumda mevcut kapasitenin azaltılması gerekecektir. İşletme, mevcut kapasiteyi azaltmak için tesislerinden ve makine/teçhizatından bir kısmını ne şekilde elden çıkaracağını planlayacaktır. Kısaca özetlemek gerekirse, uzun vadeli üretim planı, uzun dönemli talebi karşılamak amacıyla kapasitenin ne şekilde artırılacağının (talebin düşmesi durumunda ne şekilde azaltılacağının) belirlenmesi işlemidir. Uzun vade olarak ele aldığımız süre, bir yılın ötesindeki süredir. Bir özel hastaneyi örnek alarak belirtmek gerekirse, uzun dönemli planlamada hastane mevcut yatak sayısını artırmak için ek bina inşa edebilir, bir tane daha MR veya röntgen cihazı satın alabilir veya tam teşekküllü bir hastane daha kurabilir.

Orta vadeye geldiğimizde, tesis, makine ve teçhizat olarak üretim kapasitesi artık sabittir. Bu tür sabit sermaye yatırımları, yukarıda da belirttiğimiz gibi, uzun dönemli kapasite planlamasının konusunu oluşturur. Orta vadeli üretim planlaması, orta vade olarak tanımladığımız önümüzdeki üçer aylık sürelerde talep ile mevcut kapasitenin uyumlaştırılmasını ele alır. Başka bir ifade ile, orta vadeli üretim planlaması, orta vadedeki talebin mevcut sabit sermaye (tesis, makine teçhizat) ile nasıl karşılanacağını belirler. Orta vadede sabit sermaye değiştirilemeyeceğinden, ortaya çıkacak talebi karşılamak için farklı alternatifler bulunmaktadır. Bunlar; stokları eritmek, fazla mesai yapmak, vardiya sayısını artırmak, dışarıya fason iş yaptırmak gibi seçeneklerdir. Talebin daralması durumunda ise, stoka üretim yapılabilir, vardiya sayısı azaltılabilir, kısa çalışma süresine geçilebilir veya son çare olarak geçici bir süre için işgücü azaltılabilir. Unutulmamalıdır ki, orta vadeli planlama, geçici talep dalgalanmalarını (gerek talep artışı, gerekse talep düşüşü) karşılamak için, kapasitenin geçici olarak ayarlanmasını kapsar. Talep azlığı nedeniyle kısa çalışma süresine geçilmişse, talep eski haline geldiğinde yeniden normal çalışma süresine geri dönülür. Eğer talep uzun dönemde çeşitli nedenlerden dolayı (örneğin tüketici eğilimlerinin değişmesi) geriye dönmemek üzere azalmışsa, bu durumda uzun vadeli bir tedbir alınması gerekecektir ki, bu da uzun vadeli üretim planlamasının konusudur. Hastane örneğine devam edecek olursak, belirli bir dönemde salgın hastalık veya başka bir nedenle belirli bir süre için hasta sayısında artış bekleniyorsa, hastane bu talep artışını karşılamak için planlama yapacak ve bu planlamada değişik alternatifleri değerlendirerek bunlardan en maliyet-etkin olanlarını seçip uygulamaya koyacaktır. Örneğin hastane talep artışını karşılamak için, mesai saatlerini artırabilir veya geçici bir süre için kısmi zamanlı doktor istihdam edebilir. Hastane hizmet sunduğundan ve hizmet de stoklanamadığından, hizmet işletmelerinde stoklar kullanılarak taleple uyumlaştırma yapılamaz. Ancak imalat işletmeleri, talebin düşük olduğu dönemde stoka üretim yaparak, talebin arttığı dönemde de stokları eriterek talebi karşılama yoluna gidebilirler. Ancak burada stok tutmanın önemli bir maliyeti olduğu da unutulmamalıdır. Her zaman belirttiğimiz gibi, alternatifler değerlendirilirken, her alternatifin faydası ile maliyeti göz önüne alınmalıdır.

Kısa vadeli üretim planlaması ise önümüzdeki haftaları veya birkaç ayı esas alır.  Kısa vadeli üretim planlamasında, bir ana üretim çizelgesi oluşturularak ürünlerin ne şekilde üretileceği planlanır. Bir örnek vermek gerekirse; ne kadar ürün normal mesai ile, ne kadar ürün fazla mesai ile, ne kadar ürün fason olarak üretilecek sorusunun cevabını kısa vadeli üretim planı verir. Kısa vadeli üretim planı ayrıca, hangi makinede, ne zaman, hangi ürünlerin işleneceğini de belirler. Bu işlem çizelgeleme olarak adlandırılır. Dolayısıyla, ana üretim çizelgesi yapılarak, hangi üründen, hangi miktarda ve ne zaman üretileceği belirlenir. Daha sonra makine çizelgelemesi yapılarak, ürünlerin, ne zaman, ne miktarda, hangi makinede işleneceği planlanır. Burada ayrıca, bir malzeme ihtiyaç planlaması yapılarak, ürünleri üretmek için gerekli olan hammaddenin (malzemenin) hangi miktarda ve ne zaman işletmede bulunması gerektiği de belirlenmelidir. Bu plan ayrıca, tedarik ve imalat süreleri de dikkate alınarak, ihtiyaç duyulan hammadde ve yarı mamullerin ne zaman sipariş edilmesi gerektiğini (işletme bunları dışarıdan tedarik ediyorsa) veya imalatlarına ne zaman başlanması gerektiğini de (işletme bunları kendi imal ediyorsa) belirler. Hastane örneğine devam edersek, hastanenin hastalara verdiği randevular kısa dönemli planlamayı oluşturur. Hastane randevuları vererek, hangi hastanın, ne zaman, hangi doktora muayene olacağını veya hangi tetkiki yaptıracağını planlar. Randevuların tutulması, hastane için bir çeşit çizelgelemedir.

Konu hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak için ABİGEM tarafından düzenlenen “KOBİ’lerde Üretim Yönetimi ve Planlama” başlıklı eğitimden yararlanabilirsiniz.