Site Ağacı Arama English 03 Eylül 2010, Cuma
Gaziantep ABİGEM İzmir ABİGEM Kocaeli ABİGEM Hakkımızda
KOBİ DÜNYASI  
TİCARET REHBERİ  
KOBİ YÖNETİMİ  
GİRİŞİMCİLİK  
EĞİTİMLER  
ÜYELİK İŞLEMLERİ  
SİZİN İÇİN  
SIKÇA SORULAN SORULAR  
FORUM  
BİLGİ İSTİYORUM  
YARARLI BAĞLANTILAR  
İLETİŞİM  
GENEL HABERLER-DUYURULAR  
Üye Girişi
Şifremi Unuttum
KOBİ YÖNETİMİ > Çatışma Yönetimi >

Çatışma Yönetimi

ÇATIŞMA YÖNETİMİ

Müzakere ve çatışma yönetimi birbirleriyle yakından ilgilidir ve çatışma ve müzakere durumlarını ele almak için gerekli olan beceriler aynıdır.  Gerek çatışma gerekse müzakere yönetimi, tarafların farklı arzuları ve beklentileri olduğu durumlarda, üzerinde anlaşmaya varılan, sürekli bir çözüm ararlar.  Bu arzular ve beklentiler o kadar fazla çatışabilir ki, ortak bir nokta ve bir tarafın beklentilerini göz ardı etmeden, diğer tarafın beklentilerini karşılayacak bir çözüm bulmak zorlaşır.  

Çatışmayı, fiziksel  güç anlamında düşünme eğilimimiz vardır. Çoğu kez fiziksel gücün, taraflardan her birinin derin çıkarlarını karşılayan kabul edilebilir anlaşmalar ve düzenlemeleri yapamamış olmamızın bir sonucu olduğunu unutuveririz.  

İş müzakereleri de çoğunlukla aynıdır ama açıkça veya ima yolu ile şiddet tehdidi yoktur. Ticari anlaşmaları güvence altına almak, genelde ölüm kalım meselesi olmasa da, girişimlerin var olabilmesi veya genişlemesi ve gelişimi üstünde yoğunlaşabilir. İş hayatında beklentilerimizi karşılayacak bir anlaşmaya ulaşma olasılığının kalmadığını gördüğümüzde, çoğunlukla müzakereyi bırakıp gidebiliriz.

Şirketlerde Çatışma ve Uzlaşma

Şirketler; bireylerden ve çalışma grupları veya birimlerinden meydana gelirler. Karmaşık görevlerin üstesinden gelmek için insanlar birlikte çalışmak zorundadırlar. Böyle etkileşimler esnasında bazı çatışmaların meydana gelmesi kaçınılmazdır. İnsanlar yaratıcı bir tarzda çatışma ile baş etmeyi öğrenebilirlerse, bu daha iyi anlama, gelişen performans ve daha fazla üretkenliğe öncülük eden  sağlıklı bir süreç olabilir. 

Yöneticiler zamanlarının büyük çoğunluğunu çatışma ve müzakere ile uğraşarak geçirebilirler. Çatışma yönetimi, yerine getirmeleri gereken diğer işlevler kadar  önemli olabilir. Kaçınılmaz şekilde, çatışmaların çoğunun temelinde yanlış anlaşılma, iletişim bozukluğu, kişisel çekişmeler ve değer farklılıkları bulunur.

Çatışmaların temel nedenleri aşağıdakilerdir:

  • Bilgi farklılıkları,
  • Algılama farklılıkları,
  • Değer ve inanç farklılıkları,
  • Kaynakların kısıtlı oluşu,
  • Rekabet,
  • Ben merkezcilik,
  • Güven eksikliği.

Kurumsal çatışmanın genel olarak bilinen üç seviyesi vardır:

  • Kişinin içindeki çatışma (huzursuzluk ve insanın kendi zihnindeki çatışma) Kişi,  uzmanlığı, ilgi alanları, hedefleri ve değerleri ile uyuşmayan görevler yapmaya zorlandığı zaman meydana gelir.
  • Grup içi çatışma (aynı grubun üyeleri arasındaki çatışma) Bir grubun üyeleri arasında veya ana grubun alt grupları içindeki anlaşmazlıklar ve uyuşmazlıkların bir sonucu olarak meydana gelir.
  • Gruplar arası çatışma (farklı grupların üyeleri arasındaki çatışma) 2 veya daha fazla grubun üyeleri veya onların temsilcileri veya liderleri arasında çıkan çatışmalar ve uyuşmazlıklara denir.

Etkili bir çatışma yönetimi programı oluşturmak

Çatışma çözmek için verimli stratejilere odaklanmamıza yardımcı olacak, 10 temel ilke:

  • Çatışmalar, yöntemlerin, ilişkilerin ve ana konunun bir karışımıdır,
  • İyi bir çözüm bulabilmek için, problemi anlamanız gerekir,

  • İyi bir strateji planlamaya zaman ayırın ve bunu uygulayın,
  • İlerleme, olumlu iş ilişkileri gerektirir,
  • Müzakere, problemin yapıcı bir şekilde tarif edilmesiyle başlar,
  • Taraflar yöntemlerin ve çözümün tasarlanmasına katkıda bulunmalıdırlar,
  • Kalıcı çözümler görüşlere değil, çıkarlara dayandırılır,
  • Yöntem esnek olmalıdır,
  • Nelerin yanlış gidebileceğini düşünün,
  •  Karşı tarafa zarar vermeyin.

Çatışma yönetimi konusunda daha detaylı bilgi için lütfen ABİGEM ile irtibat kurunuz.

 

 

 

 

 


Avrupa Komisyonu tarafından finanse edilmekte, TOBB ve Yerel Odalar tarafından desteklenmektedir.

Yasal Bildirim
24 Ekim 2005 Tarihinden İtibaren Sayfamıza Gelen Ziyaretçi Sayısı : 3157